Askerlik hizmetini yapmaktayken Hepatit B Enfeksiyonundan kaynaklı olarak “Askerliğe Elverişli Değildir” raporu alan kişiler bakımından vazife malullüğü söz konusu olabilmektedir.
Erlerin askerlik hizmetlerini yerine getirirken yemekhane, yatakhane ve eğitim alanı gibi toplu yaşam alanlarında bir arada bulunmaları Hepatit B hastalığının kolayca bulaşmasına yol açmaktadır. Söz konusu hastalığın bulaşmasına sebebiyet verebilecek nitelikteki steril olmayan iğne, enjektör veya tıbbi malzemelerin ortak kullanımı; jilet, diş fırçası veya tırnak makası gibi kan bulaşabilecek kişisel eşyaların paylaşılması ya da enfekte bir kişinin kanının vücuttaki açık bir yara veya mukoza (göz, ağız içi vb.) ile temas etmesi gibi nedenler bulaşıcılığı artırmaktadır. Özellikle kışla ortamındaki toplu yaşam koşulları, sterilizasyon eksiklikleri ve kişisel eşya paylaşımı gibi faktörler, virüsün yayılımına zemin hazırlayabilmektedir.
Peki, askerde Hepatit B olanlar vazife malulü sayılabilir mi? Danıştay’ın bu konudaki içtihatları çoğunlukla Hepatit B hastalığına yakalananların lehine emsal teşkil etmektedir.
1. Vazife Malullüğü Nedir? (5434 Sayılı Kanun)
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. ve 45. maddelerine göre; iştirakçilerin vücutlarında meydana gelen arızalar veya tedavisi imkansız hastalıklar nedeniyle vazifelerini yapamayacak duruma gelmelerine malullük denir. Eğer bu durum;
- Vazifenin ifası sırasında,
- Vazifenin neden ve etkisiyle meydana gelmişse,
bu durum vazife malullüğü olarak adlandırılır. Erler ve erbaşlar için de bu hükümler 5434 sayılı Kanun’un 56. maddesi uyarınca geçerlidir.
2008 yılından önce askere alınmış er-erbaşlar askerlik görevinden kaynaklı olarak malul hale gelmişlerse haklarında 5434 sayılı Kanun uygulanır. 5434 sayılı Kanun kapsamında erlerin vazife malullüğünün tespiti “askerliğe elverişli değildir” kararlı raporlar doğrultusunda yapılır. Diğer bir deyimle hakkında “askerliğe elverişli değildir” şeklinde karar verilen erler, malul hale gelmiş sayılır.
2. Hepatit B Bulaşması ve Vazife Malullüğü
Hepatit B davalarında en önemli nokta, hastalığın askerlik hizmetinden kaynaklandığının (illiyet bağı) ispatıdır. Yani kişi askere Hepatit B Hastası olmadan alınacak ve bu hastalık askerlik şartlarından ötürü kişiye bulaşacaktır. Mahkemeler ve Danıştay, bu bağı kurarken fiili karine uygular. Eğer bir kişi sağlıklı yani sağlam olarak olarak askere alınarak devletin gözetimi ve denetimi altına girmişse ve oradan hasta olarak terhis edilmişse, aksi ispatlanmadığı sürece bahse konu hastalığın görev şartlarından kaynaklı olarak ortaya çıktığı kabul edilir.
- Sağlam Olarak Askere Alınma: Kişinin askere alınmadan önce yapılan muayenelerinde “Askerliğe Elverişlidir” raporu almış olması, o tarihte sağlıklı olduğunun karinesidir.
- Kuluçka Süresi ve Başlangıç Tarihi: Danıştay, HBV virüsünün kuluçka süresi ile hastalığın ilk teşhis edildiği tarih arasındaki uyumu virüsün kışlada kapıldığına dair ciddi bir emare saymaktadır.
- Toplu Yaşam Koşulları: Yemekhaneler, yatakhaneler, ortak kullanılan tıbbi malzemeler ve steril olmayan ortamlar bulaşma riskini artırmaktadır.
3. Güncel Danıştay Kararları Işığında Hak Arama
- Danıştay Kararı – 12. D., E. 2018/5510 K. 2021/5875 T. 17.11.2021
“Olayda, davacının askerlikten önce yapılan sağlık muayenesindeki askerliğe elverişli olduğu yönündeki sağlık kurulu kararı ile askerlik hizmetine başladığı, bu nitelikte bir raporun aksi kanıtlanmadığı sürece, davacının askerlik görevine başlamadan önce herhangi bir hastalığının bulunmadığı ve bu görevini sağlıklı bir şekilde yerine getireceği, Hepatit B virüsünün bulaşma yolları ve kuluçka süresi ile hastalığın başlama tarihi hususları dikkate alındığında, “sağlam” olarak askere alınan davacının bu hastalığının, askerlik görevi sırasında ve askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulü gerekirken, aksi yöndeki tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.”
- Danıştay Kararı – 11. D., E. 2010/9037 K. 2014/316 T. 18.2.2014
“Bu durumda, davacının askere alınmadan önce yapılan sağlık muayenesinde “askerliğe elverişli” olduğu yolundaki sağlık kurulu kararı ile askerlik hizmetine başladığı; bu nitelikte bir raporun aksi kanıtlanmadığı sürece davacının askerlik görevine başlamadan önce herhangi bir hastalığının bulunmadığını ve bu görevini sağlıklı bir şekilde yerine getireceğini gösterdiği; ilgilinin 7.7.2004 tarihinde Birliğe katıldığı, 18.2.2005 tarihinde başlayan ve devam edegelen sağlık kurulu raporlarından askerde iken “HBV hepatit” teşhisi ile askerliğe elverişli bulunmayarak terhis edildiği anlaşıldığından, sağlıklı olarak askerlik görevine başladığı “askerliğe elverişli” olduğu yolundaki rapordan anlaşılan davacının bu rahatsızlığının oluşumunda askerlik görevinin sebep ve etkisinin bulunduğu sonucuna varılarak, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.”
- Danıştay Kararı – 11. D., E. 2011/5642 K. 2013/3349 T. 8.4.2013
“Öte yandan İdare Mahkemesince davacının askerlik hizmetini yaparken askeri hekimler tarafından tüm askerlere aynı enjektörle aşı yapılması nedeniyle Hepatit B virüsü bulaştığı yönündeki soyut iddiası dışında, bu hususu kanıtlayacak bir bilge ve belge bulunmaması karşısında davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmaması yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiş ise de bu hususun tek başına uyuşmazlığın çözümüne dayanak alınamayacağı, zira davalı İdarece de kabul edildiği üzere mevcut hastalığının askerdeki hastalığının devamı niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümü için davacının mevcut hastalığının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmediği yolunda bir irdeleme yapılması gerektiği, bu bağlamda Hepatit B virüsünün bulaşma yolları ve kuluçka süresi ile hastalığın başlama tarihi dikkate alındığında “sağlam” olarak askere alınan davacının bu hastalığının askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulünü gerektirdiğinden, İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.”
4. Dava Süreci ve Maddi Haklar
Hepatit B hastalığından kaynaklı olarak askerliğe elverişsiz hale gelenlerin vazife malullüğü konusunda açacakları davalar askerlik yaptıkları tarihe göre idare mahkemesi veya iş mahkemesinde yürütülür. Dava açılmadan önce idare başvuru yolu tamamlanmalıdır. Dava dilekçesi ve devam eden süreç avukar vasıtasıyla hassasiyetle takip edilmelidir. Davanın geciktirilmeden açılması maddi hakların tazmini konusunda önem arz eder. Vazife malullüğü davanızla ilgili olarak hukuk ofisimizle iletişime geçerek süreç hakkında bilgi alabilirsiniz.
Not: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukat desteği almanız önerilir.
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2014 yılında mezun olan Avukat Kubilay REŞBER avukatlık stajını tamamladıktan sonra Ankara Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapmaya başlamıştır. Yüksek lisans eğitimini 2023 yılında Ankara Hacıbayram Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalında tamamlayarak insan hakları üzerine çalışmalar yapmıştır. 2023 yılında “Geri Gönderme Merkezlerinde İnsan Hakları Hukukuna İlişkin Temel Sorunlar” isimli akademik eseri Yetkin Yayınları tarafından yayımlamıştır. 10 yılı aşkın süredir avukat ve hukukçu kimliğiyle davalar yürüterek tecrübesini artırmış ve çeşitli alanlarda uzmanlaşmıştır.